learn more

"Kuran’ın Cennet-Cehennem inancı, kişiler arasındaki anlaşmazlıkların “Evrensel kan davaları” dediğimiz karmalar haline dönüşmesini engelleyip onları “Yüce Divana” sevk eden ve olayı Allah’a havale eden varlıkların enerjilerini bireysel intikam için harcayacaklarına yaşamın sırlarını çözmeye yani kişisel tekamüllerine harcamalarına fırsat veren olağanüstü bir yapıdır!" S.Diyaroğlu

"İnsanlar sesin yankı yaptığı yere bakıp Kaynağın yani Yaradan'ın o olduğunu sanıyorlar. Oysa sesin gerçek sahibinin kendileri olduğunu bilseler...!" S.Diyaroğlu

"Dünya, gezegenler, Güneş ve tüm galaksiler, bizim Mutlak Kader dediğimiz ve insan bilincinin üzerinde hiçbir yaptırım gücüne sahip olmadığı bütünün parçalarıdır. Çünkü ne Güneş siz istediğiniz için buz keser ne de Dünya dönüşünü durdurur; tabi eğer tüm bunlar Tanrısı siz olan Evrenin birer parçası değillerse!?" S.Diyaroğlu

"Düşünce yoluyla üretilen matematik, resim veya müzik gibi eserler, neyden çıkan notalara benzer;ney beden,ney'e giren nefes bedene giren Kozmik enerji,ham Kozmik enerjiyi yani nefesi notalara dönüştüren parmaklar ise beyindir!" S.Diyaroğlu

"Aklın yönetimindeki davranış kalıpları bilinç takamülünü hızlandıran yukarı yönlü hareketlerken duyguların kontrolündeki davranış kalıpları tekamülü geciktiren yatay yönlü hareketlerdir." S.Diyaroğlu

"Arabalardaki dikiz aynaları sadece gerekli zamanlarda kullanmak için oradadır; sadece gerekli zamanlarda!" S.Diyaroğlu

"Çevrenizde meydana gelen tüm olaylar, içinizdeki olumlu veya olumsuz potansiyelleri görmenize yarayan birer aynadan başka bir şey değildir." S.Diyaroğlu

"Kabul, yaşamın ve de Kainat'ın en kusursuz anahtar kelimelerinden biridir." S.Diyaroğlu

"Diğer insanlara öfke, kin ve nefretle dolu olan sevgili canlar; görmez misiniz her biri bir diğerinden farklı ve ayrı bir titreşime sahip olan onca nota bir uyum içinde olduklarında nasıl da olağanüstü güzel müziklere dönüşüyorlar!" S.Diyaroğlu

"An kısıtlıdır, yanıltıcıdır ve asla olmayan zamanın varmış gibi görünmesine neden olur! Onun için önemli olan an'ı yaşamak değil, tam tersine, olaylara ve an'a bu zamansızlık anlayışıyla bakabilmektir ki gerçek Evrensel bakış açısı ve algısı da budur" S.Diyaroğlu

"Zihin vardır, küçük bir göl gibidir; en ufak bir pislikte kirlenir. Zihin vardır, sonsuz bir ummandır; bu ummana ne kadar pislik girerse girsin onun bilinç sonsuzluğunda ve Evrensel sevgisi içinde erir ve bambaşka bir kalıba dönüşür!" S.Diyaroğlu

"Tekamül merdiveninin alt basamaklarında yükler ağır sınavlar kolaydır; üst basamaklarda ise yükler hafif ama sınavlar zordur!" S.Diyaroğlu

"Size ait olmayan ve sizin yaratmadığınız hiçbir şey size hükmedemez!" S.Diyaroğlu

"Akıl ne kadar Evrenselleşirse yaşamdaki madde ile mana dengesini o kadar kusursuz bir yapıya kavuşturur." S.Diyaroğlu

"Dünya hayatınızın sınavları ne kadar zorlaşmaya başlamışsa içinde bulunduğunuz Bilinç Boyutunun en karanlık anına o kadar yakınsınız demektir. Bir Bilinç Boyutunun en karanlık anı ise, bir sonraki üst Bilinç Boyutunun ilk ışıklarına en yakın olduğunuz an demektir ki bu macera, ardında hiçbir ışığın olmadığı "O" Boyuta ulaşıncaya kadar böylece sürer gider!" S.Diyaroğlu

"Sır-rı Hakk-i-Kat'e ulaşmak, yaşadığınız Dünya hayatında ölüp yepyeni bir Varoluş'a doğarak o Varoluş'un kendine has, benzeri olmayan ve değiştirilemez Kozmik yasalarını ve işleyiş mekanizmalarını sil baştan öğrenmeye benzer!" S.Diyaroğlu

"Yaşamında bir amaca veya hedefe sahip olmayan bir insan, ateş edilirken kontrolden çıkan bir makineli tüfeğe benzer; çevresindeki her şeye zarar verebilecek ateş almış bir makineli tüfek; en başta da kendisine!!!" S.Diyaroğlu

"İyi düşün iyi olur" diyen sevgili Kuantumcular; tehlikelerle dolu vahşi bir ormanda yapacağınız yolculuk için yanınıza tedbir amaçlı bir silah almanız kadar doğal hiçbir şey yoktur; aynen, yaşamın asla kontrol edemeyeceğiniz olumsuz sürprizlerinin varlığını kabul edip onlara karşı bilinç olarak sürekli hazır olmak gibi; tabi henüz bir tanrı değilseniz!!!" S.Diyaroğlu

"Sevgili Kuantumcular;gecenin bir vakti tek başınıza tehlikeli bir mahallede yürürken ilerideki köşenin arkasında sizi bekleme potansiyeline sahip bir bela için hazırlıklı olmak negatif bir olumlama değil sadece yaşamın gerçeklerini göz önüne alarak tedbirli davranmaktır; tabi eğer bıçak kesmeyen ve kurşun işlemeyen bir Süpermen değilseniz!!!" S.Diyaroğlu

"Hint tanrısı Vişu'nun kendi bilinci doğrultusunda oluşturduğu mantralar(dualar) onun için geçerlidir, sizin için değil. Eğer Evren'e seslenmek istiyorsanız bunu kendi bilincinizin ve tekamülünüzün gereksinimleri doğrultusunda yapın;bir tanrınınkinin değil!!! S.Diyaroğlu

"Farklı aşılarle elma ağacının bir dalında armut, bir dalında portakal, diğer bir dalında ise ayva yetiştirebilirsiniz; ama bir karpuz asla. Aynen çocuklarınız ve sizler gibi!!!" S.Diyaroğlu

"Günümüz Quantumcularının yaptığı, ellerindeki ilkokul diplaması ile Kainat'ın en iyi üniversitesine kabul edilmek için yardım dilemeye benziyor ki bunun sonu mutlak bir hayal kırıklığıdır! Oysa yapmaları gereken şey, en iyi ortaokul için de değil, kendilerine EN UYGUN OLAN ortaokul için yardım talep etmektir! S.Diyaroğlu

"Kainat, içinde umutsuzluk, korku, kaygı, endişe, nefret ve intikam gibi sözcüklerin olduğu lisanı konuşmaz ve onu anlamaz. O'nun konuştuğu ve anladığı tek dil vardır; SEVGİ... Kainat'ın sizi duyup ne istediğinizi anlamasını istiyorsanız O'nunla konuştuğunuz lisanın hoşgörü, merhamet, affetme, kabul, anlayış ve vicdan gibi kelimelerden oluşan sevgi dili olmasına özen gösterin!" S.Diyaroğlu

"Zeka sadece atomu nasıl parçalayabileceğini düşünür; Akıl ise atomun parçalanması durumunda meydana gelebilecek binlerce sonucu ele alıp ondan sonra eyleme geçer!" S.Diyaroğlu

"O"na ulaştığınızda "O"nun ne olduğunu, ulaştıktan sonra ise nasıl çalıştığını anlarsınız." S.Diyaroğlu

"Kabe'nin içine girmiş birine "Kıbleye dön" denir mi hiç!" Mevlana

"Gerçek Quantum düşünce, olumlu düşünüp olumlu eylemlerde bulunarak "Bütüne" hizmet etmek ve aynı "Bütünün" bir parçası olarak meydana gelecek güzelliklerden nasiplenmektir. S.Diyaroğlu

"Gerçek Quantum düşünce, olumlu düşünerek kendin için birşeyler istemek değil, olumlu düşünüp olumlu eylemlerde bulunarak son kararı Kainat'ın kendisine bırakmak ve en önemlisi de çıkan karar ne olursa olsun "Hamdolsun" diyebilmektir; çünkü kendiniz için geleceğin olumlu tohumlarını attığınız ve gerçekten "kazandığınız" tek an işte o andır!" S.Diyaroğlu

"Yaptığınız tekamül yolculuğunda akıl devrede ise hareketiniz yukarı, duygular devrede ise hareketiniz yatay yöndedir. Ve aşikardır ki hareketi yukarı yönde olan bir varlığın en tepeye yani Hakk-i-Kat'e ulaşması diğerine göre çok daha çabuk olacaktır!" S.Diyaroğlu

"Sütü kısa bir süre çırparak kırema elde edebilirsiniz ama suyu aylarca da çırpsanız sonuç sıfırdır! Her çocuğun özünde saklı olan cevher farklıdır. Sizin canınız kırema istiyor diye çocukları boşuna hırpalayıp durmayın." S.Diyaroğlu

"Her Kozmik(kutsal) kitabın bir teknik bir de felsefi yönü vardır; teknik yönünü ne kadar uca götürürseniz o kadar fanatikleşir, felsefi yönünü ne kadar uca götürürseniz o kadar "Hiç"leşir!" S.Diyaroğlu

"Astral beden, bir eldivenin içine girip ona son şeklini veren bir el gibi kaba madde bedene yerleşir ve ona son şeklini verir! Yüzde 100 aynı DNA ve genetik yapıya sahip tek yumurta ikizleri arasındaki bedensel ve kişilik farklarının sırrı işte budur!" S.Diyaroğlu

"Dünya yaşamındaki kuvvetler ayrılığı ilkesi olmazsa olmaz bir koşuldur; çünkü Tanrısal adalet ancak Tanrısal bir bilinç ile olasıdır!" S.Diyaroğlu

"Ringe çıkan hiçbir boksör kendisine acımasızca vuran diğer boksörü, neden bana vuruyor diye sorgulayıp yargılamaz! Aksine; maç bittiğinde öpüşüp kucaklaşırlar! İşte yaşamın sırrı!" S.Dİyaroğlu

"DNA'lar içine şifrelenmiş bilgi, suya maruz kalan tohum gibidir; doğru mevsimde doğru uyaranla temasa geçtiği anda canlanır ve gelişir!" S.Diyaroğlu

"Aydınlanma yolculuğu, Zamansız Zamanlara ulaştığınız anda sona erer ki bu kez de Hizmet yolculuğu başlar! Yapacağınız hizmet ise kabınızın büyüklüğüne ve bu kabın Hakikat Çeşmesinden akan suyla ne kadar dolduğuna bağlıdır!" S.Diyaroğlu

"Sağlıklı nefes alan bir insan, deposunda benzini asla eksilmeyen bir arabaya benzer; her ne kadar lastikler, fren ve kaporta eskiyorsa da!" S.Diyaroğlu

"Bir insanın Hakk-i-Kat ışığına ulaşıncaya kadarki hayatı, gözleri bağlı bir insanın nereye götürüldüğünü bilmeden korku içinde yaptığı yolculuğa benzer! Sır-rı Hakk-i-Kat'e ulaştıktan sonraki hayatı ise çevresindeki olağanüstü güzelliklerin farkında olan, nereye gittiğini bilen ve hedefini kendi özgür iradesi ile belirleyen bir insanın yolculuğudur!" S.Diyaroğlu

"Gerçek saygı, varlığa ve kişiye verilen değerde gizlidir!" S.Diyaroğlu

"Dünya yaşamındaki bir sınav ne kadar çok sayıda insanı ilgilendiriyorsa bu kaderi planın gerçekleşme olasılığı o kadar yüksektir!" S.Diyaroğlu

"Bilgi bilinci güçlendirir ama hayal gücünü de köreltip yok eder! Yaradan'ı bulmak için umutsuzca çırpınan insanoğlunun kapalı bilince mahkumiyetinin nedeni işte budur!" S.Diyaroğlu

"Her bilgi bir tohumdur;ne kadar yüce olursa olsun! Onu büyütüp geliştirecek olanlar ise bu bilginin ekildiği bilinçlerdir. O bilinçler ki bu tohumla kendi öz öğretilerini yaratacaklardır;çok daha güçlü, ayrıntılı ve bilgece olan öğretilerini!" S.Diyaroğlu

"Hakikat yoruma muhtaçtır!" S.Siyaroğlu

"Çektiğiniz acıların ve yaşadığınız korkuların enerjileri hücre bilincinizi öylesine besler ve zorlar ki bu, yapılacak Hakk-i-Kat yolculuğunda yaşayacağınız şoklara karşı "test edilip onaylanmış" bir araca sahip olmanızı sağlar" S.Diyaroğlu

"Hayat, Duygu ve Mantık isimli iki at tarafından çekilen bir araba yolculuğudur. Eğer atlar başıboş kalır ve dizginler Aklın kontrolüne geçmezse ya Duygu adlı atın öngörülemeyen davranışlarının ya da Mantık adlı atın renksiz, heyecansız, tatsız, soğuk ve katı anlayışının esiri olursunuz!" S.Diyaroğlu

"Bilinç bir fidana benzer; geliştikçe yükselir, yükseldikçe de görüş açısı ve ufuk çizgisi sonsuzluğa ulaşır." S.Diyaroğlu

"Sadece düşünerek Yaradan'ı bulabileceklerini sananlar, oksijenin sıfır olduğu bir boyutta bugünkü fiziksel özellikleriyle yaşayabileceklerini sanan insanlara benzerler; olanaksızdır! Yapmaları gereken, oksijenin en bol olduğu(!) Dünya'da kalıp eylemlerle kendilerini Kainat'a duyurmalarıdır." S.Diyaroğlu

"Sağlıklı bir beden, akıl, mantık, şuur ve duygularla doğanlar yüce bir dağa tırmanmak için gerekli tüm ekipmana sahip olan insanlara benzerler; tek gereksinimleri çalışmaktır." S.Diyaroğlu

"Aydınlanma, insanın kendi ayak izlerini geriye doğru takip etmesiyle gerçekleşir; ta ki hiçbir ayak izi kalmayıncaya kadar!" S.Diyaroğlu

"Duygusallık, insanları çevrelerinde meydana gelen olaylara mahkum eden bir prangadır." S.Diyaroğlu

"Olumsuz hatıralar bir kovanın içindeki çamur gibidir; kovanın içindeki çamuru boşaltmadıkça yanı başında durduğunuz kuyunun içindeki şifalı sudan içmenize olanak yoktur." S.Diyaroğlu

"Mükemmellik veya kusursuzluk ancak "Hiç" olmak ile olasıdır. Eğer "Var"sanız kusurlu olmaya mahkumsunuz!" S.Diyaroğlu

"Bilinç haline dönüşmemiş bir inanç, en katı ve en tehlikeli duyguları yaratır." S.Diyaroğlu

"Bir söylemin inanç mı yoksa bilinç temelli mi olduğunu anlamak istiyorsanız onu soru yağmuruna tutun. Ne kadar çabuk yıkılıyorsa o kadar bilinçten uzaktır!" S.Diyaroğlu

"İnsan davranış kalıplarıyla çölde günlerce susuz kalmış bir insanın davranış kalıpları aynıdır. En çok gereksinim duyulan ne ise ilk tüketilen o olacaktır; ister olumlu isterse de olumsuz olsun!" S.Diyaroğlu

"İnsan düşündüğü her şeyi yaratma gücüne sahiptir; Tanrı'yı bile!" S.Diyaroğlu

"İnsanlarla kurduğunuz ilişkiler, bir kafesin içindeki vahşi bir hayvanla kurduğunuz ilişkiye benzer; ya kafesin dışında kalarak ya da kafesin içine girerek!" S.Diyaroğlu

"Hayat yolculuğu bir ralli yarışına benzer. Yarış sırasında meydana gelebilecek hasarları onarabilecek bilgi birikimine, alet ve ekipmana sahipseniz yarışa güçlü bir şekilde devam edebilirsiniz;ama bunlara sahip değilseniz ilk kazada yarış dışı kalmanız kaçınılmazdır! Aynen yaşamın sürprizlerine karşı gerekli donanıma sahip olan insanlarla olmayan insanlar gibi!" S.Diyaroğlu

"Sürekli geçmişe bakarak yaşayanlar, aslında gelecekte meydana gelmekte olan tüm güzellikleri geçmişte görmeye mahkumdurlar." S.Diyaroğlu

"Çölde günlerce susuz kalmış bir insanın ilk isteyeceği şey ne yemek, ne cinsellik ne de asla vazgeçemediği sabah kahvesidir. Onun isteyeceği ilk şey, yaşamı için o anda en hayati değer olan su'dur. Aynen, hayatlarını duygularıyla yöneten insanların bu duyguların neden olduğu cinsellik, nefret ve intikam gibi gereksinimlerini tatmin etmeden yaşamın diğer değerlerini fark edememesi gibi..." S.Diyaroğlu

"Duyguların şoför koltuğunda aklın ise yolcu koltuğunda oturduğu bir hayat yolculuğunda acılar ve çilelerle dolu kazaların meydana gelmesi kaçınılmazdır!" S.Diyaroğlu

"Herkesin attığı ok çekebildiği yay kadar gider! Her okunan duanın veya bedduanın aynı yere mi ulaştığını sanıyordunuz!" S.Diyaroğlu

"Aylık geliri 1 000 tl olan birisi için düzenli olarak 700 tl kira ödemek dayanılmaz bir yüktür. Bakın hayatınıza; süreklilik arz eden sevgi ve hoşgörü temelli davranışlarınızdan hangisinde zorlanıyorsanız Tekamül Sermayenizin en zayıf olduğu alan da odur!" S.Diyaroğlu

"Batını bilmek, zahirde karşılaşacağınız soruların cevaplarına ilk elden ulaşmak demektir ki bu durumda insan ve yaşam sizin için cevapları aşikar birer bilmeceden başka bir şey değildir!" S.Diyaroğlu

"Eğer bir ürünün üretiminin her aşamasında bilinçli olarak bulunmuşsanız, üründe meydana gelebilecek bir sorunu hiç kimse sizden daha iyi analiz edip çözemez; aynen, Hakk-i-Kat sırrına ermiş canların zihnin ve ruhun kimyasını en iyi bilenler olması gibi!" S.Diyaroğlu

“Yediğiniz bıçak darbelerinin sizi öldürmek isteyen bir katilin elinden değil de sizi ameliyat ederek iyileştirmek isteyen bir doktorun elinden çıktığını anladığınız gün hayatın sırrını çözmüşsünüz demektir!” S.Diyaroğlu

“Evrensel bilinçler inançlarını ne kadar soyut değerlerle yaşıyorlarsa Dünyasal bilinçler de o kadar somut değerlerle yaşarlar.” S.Diyaroğlu

“Anne-babalar bir sistem olan ailelerin hem yasama, hem yürütme hem de yargı organlarıdır. Böylesine bir gücü elinde tutan insanların yönetimde adil olabilmesi o insanların ancak birer bilge olması ile olasıdır!” S.Diyaroğlu

“Mutluluk, tek başına mutlak bir bir başarı öyküsüdür. Ama başarı tek başına asla bir mutluluk öyküsü değildir!” S.Diyaroğlu

“Bilinç dışı, bilinç altını çevreleyen kalenin dış surları, REM I ilk sekreter/nöbetçi, REM II ise ikinci sekreter/nöbetçidir. Eğer bu engelleri aşabilirseniz, insan davranış kalıplarını yöneten ana kaynağa yani Varoluş Katmanı'na ulaşıp bir evliya veya bir bilge gibi yaşayabilirsiniz." S.Diyaroğlu

"Şeriat ve Tarikat'ta olanlar Allah'a, Marifet'te olanlar ise Hakk'a ulaşmak için çabalarken Sırr-ı Hakk-i-Kat'e ulaşmış olanlar Hakk'ın diliyle konuşurlar." S.Diyaroğlu

"Çevenizle kurduğunuz ilişkiler içi su dolu bir bardağı taşımaya benzer; su dolu bardağı, onun ağırlık merkezine ne kadar saygı duyarak taşırsanız bardaktaki su da etrafa o kadar az saçılıp zarar verir!" S.Diyaroğlu

"En çok eleştirdiğiniz ve tahammül edemediğiniz şey ne ise, tekamülünüz ve aydınlanmanız için en çok gereksinim duyduğunuz gelişim o alandadır." S.Diyaroğlu

"Duygularınızın yarattığı fırtınaları dindirecek bir tek güç vardır;akıl+mantık+şuur bütünlüğü!" S.Diyaroğlu

"Duygularınız bir aracın gaz pedalı mantık ise freni gibidir.Akıl ise bunları kullanarak arabayı yöneten direksiyondaki güçtür. Eğer akıl pedallarda duygular direksiyonda ise ciddi bir kaza için hazırlıklı olun." S.Diyaroğlu

"Bir olayın sonucu duygusal alanı yaratır,nedenleri ise mantıksal alanda kalır. Hangi alanda yaşamayı tercih ettiğiniz ise sizin farkındalığınızın bir ifadesi olacaktır." S.Diyaroğlu

"Hayatı anlamak için kullandığınız kavramlara yüklediğiniz yanlış anlamlar, trafik lambalarının kırmızı ışığını yeşil, yeşil ışığını ise kırmızı olarak algılamanıza benzer ki bu durumda kaza kaçınılmazdır." S.Diyaroğlu

"İnsanın mutluluk değerlerini yerle bir eden yanlış anlaşılmış 3 kavram vardır; başarı,sahiplenme ve hırs." S.Diyaroğlu

"Evrim bedenlerin çeşitlenmesi ve gelişmesi, tekamül ise düşüncenin gelişip "O"na ulaşmasıdır." S.Diyaroğlu

"Şeriat 100 000, Tarikat 10 000, Marifet 1000, Hakk-i-Kat ise "1" sözle anlatılır." S.Diyaroğlu

"Bilgi dürbün gibidir. Doğru yönüyle bakarsanız görülmesi en zor ayrıntıyı bile görebilirsiniz ama yanlış yönüyle bakarsanız en kolay görünebilecek ayrıntıları bile gözden kaçırırsınız." S.Diyaroğlu

"Mucize yoluyla inanç, silah zoruyla imzaladığınız borç senetine benzer; ne borç sizindir, ne de imza geçerlidir.Her ne kadar senet imzalanmış olsa da!" S.Diyaroğlu

“İnsanlar, gerçek mutluluğun sahiplenme arzularının bittiği yerde yani, soyut alanda başladığını ne yazık ki bir türlü anlayamıyorlar!” S.Diyaroğlu

"Evrensel dönüşüm,eski kişiliğin Esas Hiçlik Boyutunda paramparça olup yeni kişiliğin, ulaşılan bu boyutun bilinç ve frekansına uyumlu bir şekilde yeniden yapılanmasıdır!” S.Diyaroğlu

“Yaşam yolculuğunuzun geçmiş tecrübelerini birer trafik işareti gibi kullanabiliyorsanız hayatınızı da o kadar güvenli ve huzurlu yaşıyorsunuz demektir.” S.Diyaroğlu

"“Bir Cahil, kendinden başka herkesin bir Bilge gibi davranmasını beklerken bir Bilge, kendinden başka herkesin bir Cahil olma hakkını peşinen kabul eder.” S.Diyaroğlu

"Düşünce, her şeyin yaratıcısı saf ve şekillenmemiş Ana Enerji Kaynağıdır. Bilinç ise, düşüncenin madde aleminde yaptığı yolculuğun tanımıdır." S.Diyaroğlu

“Her dönüşüm bir doğumdur ve hiçbir doğum da sancısız olmaz”. S.Diyaroğlu

“Yaradılıştaki fırsat eşitliği ve adaletin gerçekleşebilmesi aynen yazı-tura atmaya benzer. Atış ne kadar sonsuz sayıya yaklaşırsa mutlak eşitlik ve adalet de buna paralel olarak tecelli edecektir.” S.Diyaroğlu

“Evlatları için gözlerini kırpmadan canlarını verebilecek anne-babalar sıra onların sağlıklı gelişimleri için kendi davranış kalıplarını değiştirmeye geldiğinde inanılmaz bir direnç gösterirler! İşte kişilik denilen yapının olağanüstü özelliği.” S.Diyaroğlu

“İnsan ilişkileri yapılan iyiliklere veya kötülüklere göre değil, kişiliklere göre şekillenir.” S.Diyaroğlu

“Işık, karanlık, notalar, renkler, sayılar, çizimler, sözler, beden, nefes ve diğerleri… Sonsuz Yaradan’ın insanlarla kurduğu ilişkinin böylesine olağanüstü güçlü oluşunun altında yatan sır işte budur; iletişimin tüm araçlarını aynı anda ve en etkili şekilde kullanıyor olması! S.Diyaroğlu

“Önemli olmak isteyen insanlarla değerli olmak isteyen insanlar arasındaki en büyük fark birincilerin bir an önce fark edilip kabul görmek ihtiyaçlarıdır. Aynen fırtınalı ve huzursuz havaların, siz isteseniz de istemeseniz de kendilerini fark ettirmeleri gibi!” S.Diyaroğlu

“Filin olağanüstü sakinliği, aslanın kendinden emin hali ve serçenin telaşlı ve huzursuz hali insan kişilikleri ile ilgili bir ipucu veriyor mu size?” S.Diyaroğlu

“Başkalarının kişiliklerini, inançlarını ve tercihlerini acımasızca eleştirenler kaç homosexuel’in, kaç kindarın, kaç kıskancın veya kaç paragözün insanlığa hediye ettiği değerler ve buluşlarla sahip oldukları yaşamı sürdürüyorlar hiç düşünüyorlar mı acaba?” S.Diyaroğlu

“Ben Ahmet’i öldürdüm” beyanının hukuksal karşılığı beraat ta olabilir, ölüm cezası da; gerekçelere bağlı olarak. Hakk-i Kat ilminden söz etmek isteyen canlar eğer yeterli ve sağlam bir alt yapıya sahip değillerse onlar için susmak en hayırlı olandır.” S.Diyaroğlu

“İnsanlar ne garip! Kime sorsanız hepsinin de özel bir rehberi var bu Dünya’da. Oysa bilmezler ki yaşamlarının her anında binlerce rehber ile çevrililerdir; hizmetleri için teşekkür edeceklerine lanetler okudukları sevgili rehberler!” S.Diyaroğlu

“Nedenleri senin dışında olan mutluluk asla gerçek mutluluk değildir ve yıkılmaya mahkumdur.” S.Diyaroğlu

"Yaşama meydan okumayın.Onunla iyi geçinmenin tek yolu barış olmaktır.Çünkü sonuç olarak siz bu Kainatın sadece bir parçasısınız.Ve bir parça asla bütünden daha güçlü olamaz!" S.Diyaroğlu

"Bir Usta'nın Usta olduğunun en açık delillerinden biri, kendisi dışındaki her canın bir cahil gibi davranma hakkını kabul etmesidir." S.Diyaroğlu

"Kör ata üzengi koşmayın.Hem size hem de kendisine zarar verir." S.Diyaroğlu

"İnsanların Tanrı gereksinimi,eylemlerinin sorumluluğunu taşıma cesaret,güç ve bilincine sahip olmamalarından kaynaklanır." S.Diyaroğlu

Dünya'da beden almak, sonucunda muhteşem bir ödül olan evrensel bir sınava girmeye hak kazanmaktır;değerini bilin!" S.Diyaroğlu

"Makam bir Cahil'i zalimleştirir, bir Usta'yı ise tanrılaştırır." S.Diyaroğlu

"Varlık, bir Usta'nın elinde zavallı ve çaresizken bir Cahil'in tüm değerlerini yerle bir edebilir." S.Diyaroğlu

"Herkes İsa olmak ister; ama İsa olmanın bedelini hiçbir zaman düşünmezler!" S.Diyaroğlu

"Evliyaların, peygamberlerin ve Hakk-i-Kat sırrına ermiş canların Yaradan nezdindeki kredileri sınırsızdır.Çünkü onlar geri ödeyemeyecekleri hiçbir kredinin yükünü zaten kabul etmezler." S.Diyaroğlu

"Gerçek sevgi ondan neler beklediğinizle değil,onun için nelerden vazgeçebildiğinizle anlatır kendisini." S.Diyaroğlu

"Bir cahilin tekamülü için önemli olan olumsuz düşüncelerini eyleme dönüştürmemesidir. Bir usta için önemli olansa olumsuz düşünceyi bile üretmemesi." S.Diyaroğlu

"Meydana gelen tüm olayların arkasında sadece bir tek güç vardır; Sonsuz Yaradan! Onun için katile lanetler yağdırırken sözün nereye gittiğini unutmayın!!!" S.Diyaroğlu

"Hakk-i-Kat sırrına ermiş bilinçler devasa barajlar gibidirler. Üretim yapmasalar da çektikleri kozmik enerjilerle oluşturdukları barajlarla çevrelerinin iklimini deştirirler." S.Diyaroğlu

"Gerçek mutluluk ve huzur hali, kaynağı ve nedeni sadece siz olan evrensel bir titreşim halidir." S.Diyaroğlu

"Sonsuz Yaradan için bile yangında ilk kurtarılacaklar diye bir liste vardır." S.Diyaroğlu

"Saygı sınır belirler." S.Diyaroğlu

"Başkalarının sahip oldukları gözünüzü kamaştırmasın. Çünkü sizin gördüğünüz sadece sonuçlardır; ödenen bedeller değil!" S.Diyaroğlu

"İnsan-İnsan veya Tanrı-İnsan ilşkileri ne kadar çıkardan ve beklentilerden uzaksa o kadar sarsılmaz ve ölümsüzdür." S.Diyaroğlu

"Eğer gerçekten daha akıllı ve daha olgun olan sizseniz bırakın insanlar bunu sizin söylemlerinizde değil eylemlerinizde görsünler." S.Diyaroğlu

"En çok yargılayan en çok yargılanacaktır;bu hayatta veya bir başkasında!" S.Diyaroğlu

"Ödediğiniz bedeller ne kadar büyükse elde edeceğiniz ödül de o kadar muhteşem olur." S.Diyaroğlu

"Hedefleri dünyasal olanların ödülleri dünyasal,hedefleri Evrensel olanların ödülleri ise evernsel olur." S.Diyaroğlu

"Lider veya kahraman odur ki tüm eylemlerinin sorumluluğunu korkusuzca üstlenir;bedeli ne olursa olsun." S.Diyaroğlu

"Yaşamını bahaneler ardına saklanarak geçirenler hiç bir zaman lider veya kahraman olamazlar." S.Diyaroğlu

"Hedefinize giden yol üzerindeki sorunlarla yüzleşme cesaretine sahip olmadıkça ulaşmak istediğiniz hedefe hiçbir zaman varamazsınız." S.Diyaroğlu

"Önemli olmak isteyenle değerli olan arasındaki en büyük fark birincinin varlık haline görmek istediği aşırı saygıdır." S.Diyaroğlu

"Eğer söyleyecek sözünüz varsa; bırakın saçlarınız beyazlasın, bırakın cildiniz kadim eserler gibi eskisin, bırakın beden zamana yenik düşsün. Çünkü bütün bunlar sadece bilgeliğinizin bir nişanı olacaktır." S.Diyaroğlu

"Bir insanın hedefleri ne kadar dünyasalsa tüketimi o kadar fazla ne kadar evrenselse tüketimi o kadar azdır." S.Diyaroğlu

"Taşıyan dilden yaşayan ise özden konuşur." S.Diyaroğlu

"Duygularınız muhteşem hizmetkarlardır ama rezil efendilerdir!" S.Diyaroğlu

"Gerçekleştirdiğiniz eylemlerin ödüllerini ne kadar çabuk almak istiyorsanız hayatı o kadar cahil yaşıyorsunuz demektir." S.Diyaroğlu

"Her bilinç ulaştığı tekamül boyutuna paralel olarak farklı bir ışık hızına sahiptir." S.Diyaroğlu

"Zihin neyi sahiplenirse kişinin malı odur; bu hiçbir zaman gerçek olmasa bile!" S.Diyaroğlu

"Bir insanın varlık nedenleri ne kadar so-yutsa onu yok etmek de o kadar zordur." S.Diyaroğlu

"Bilinç sınırlarını genişletmeye çalışan insanlar,ergenler dahil,su dolu bir şişenin içindeki suyun donmasına benzereler. Genleşmeye direnen şişeyle genleşen bilincin çatışması kaçınılmazdır. Bilgelik ise sizin genleşmeye çalışan bu bilinç ile kurduğunuz ilşkide yatar!" S.Diyaroğlu

"Mazeret ve bahanelerle dolu bir hayat yaşamayın. Tüm inandırıcılığınızı kaybedersiniz. Sizi yüceltecek olan şey gerekli sorumluluğu üstlenebilmenizdir;bedeli ne kadar ağır olursa olsun!" S.Diyaroğlu

"Bizim görevimiz susuzluktan kavrulmuş insanların oturduğu masanın ortasına bir sürahi dolusu suyu koymaktır.Kimi zehirlidir der içmez,kimi bal şerbetlidir der ilk içen olur." S.Diyaroğlu

"Ne ilk yapılan araba,ne ilk yapılan uçak,ne de ilk yapılan teleskop en mükemmel olandı.İstisnasız olarak her şey ama her şey evrime ve gelişime muhtaçtır. İnsan gibi!" S.Diyaroğlu

"Allah yaşam filminin senaryosunu ve kurallarını belirleyen yönetmen, Hakk ise filmin tek patronudur; yönetmenin kuralları doğrultusunda filmde kendisi de rol alan tek patron!" S.Diyaroğlu

"Felaket potansiyeli taşıyan olaylar,kıyamet bile olsa,eğer kontrolünüzdeyse son derece sıradan bir yapıya dönüşürler." S.Diyaroğlu

"Bir insanın kaç bardak suyla doyacağı ne kadar cahil olduğuna bağlıdır." S.Diyaroğlu

"Hakk-i-Kat yolculuğu hedefe kilitlenmiş bir gemide ne yaptığınıza benzer.Ne kadar geriye doğru koşsanız da sonuçta o hedefe varırsınız!" S.Diyaroğlu

"Toplumsal bilinçlenmeler akıl ve mantığı devre dışı bırakan hipnotik bir yapıdadır ve şartlanmışlık içerir." S.Diyaroğlu

"Varlık Alanına Çıkmış Yaradılış Küresi'ni Dünya ve manyetik alanı,Hakk-i-Kat ışığını ise ona milyonlarca kilometre uzaklıktaki Güneş olarak düşünün ve iki yapı arasına önce Sır-at köprüsünü sonra da Nirvana'yı koyun;işte size varoluşun basit ve şaşmaz bir şeması!" S.Diyaroğlu

"7 Kat Yer bedenin,7 Kat gök aklın,7 Kat Evren aşkın,7 Kat Kozmoz ise evrensel sevginin ve bilincin evrimidir." S.Diyaroğlu

"Yaşam hareket demektir."O"na ulaşmak içinse önce bedeni sonra da akıl ve mantığı yok etmeniz gerekir.Ne bilmece ama!" S.Diyaroğlu

"Tesadüfler Tanrı'nın bir diğer adıdır der bir filozof.Doğrudur.Ancak o tesadüflerin içinde nasıl yer alacağınız ise tamamen sizin tasarrufunuzdadır." S.Diyaroğlu

Yaradan'ın defalarca söylediklerini değil I kez söylediğini arayıp bulun.Sizi Hakk-i-Kat'e ulaştıracak bilgiler o sözlerde saklıdır." S.Diyaroğlu

"Peygamberleri evliyalardan farklı kılan şey Hakk-i-Kat sırrı ile daha önceki yaşamlarında yüzleşmiş olmalarıdır.Evliyalar ise,suyun kaldırma gücünü bulan Arşimed gibidirler. Sırra ulaşmanın heyecanı,coşkusu ve taşkınlığıyla çırılçıplak sokağa fırlar ve kendilerini ifşa ederler." S.Diyaroğlu

"Sır-at'a kadar mürşitle,Sır-at'tan Hakk-i-Kat'e ise yalnız yürünür." S.Diyaroğlu

"Kendi bilinçlerimiz ile yarattığımız tüm sembol,harf veya sayı sistemleri enerjinin sürekliliğini sağlayan gizemli değerlerdir." S.Diyaroğlu

"Sonsuz Yaradan'a iyilik yaparak da kötülük yaparak da ulaşabilirsiniz!Tek fark kötülüğün zifiri karanlığında yolunuzu sık sık kaybetme tehlikesidir." S.Diyaroğlu

"Hakk-i-Kat tekamül yolu uzun olanlar için ölümcül bir yükten başka bir şey değildir." S.Diyaroğlu

"Kirli çamaşırlarınızı yıkayabileceğiniz yegane yer yaşadığınız Dünya'dır. Onun için şansınızı iyi kullanmaya bakın." S.Diyaroğlu

"Ne garip!Sonsuz Yaradan'a mutlak teslimiyet ya şeriat'ta ya da "O"na ulaştığınızda mümkün!" S.Diyaroğlu

"Yüce bir dağa atılan her cahillik taşı zirveye ulaşsaydı evliya ve peygamberlerin hali nice olurdu düşünsenize!" S.Diyaroğlu

"Çok parçalı varoluşun yapısı,Yaradan bilincinin ifade zenginliğini sağlamak ve aynı zamanda çalışma sahasındaki uzman işçileri yaratabilmek için bir zorunluluktur." S.Diyaroğlu

"Cebr-Ail,Mik-Ail,Azr-Ail,Ref-Ail,İsr-A(f)il ve Az-A(z)il. Tüm bunlar ademde sır olan Anadolu Aleviliğinin ALİ'sinin kodlarından ve şifrelerinden başka bir şey değildir." S.Diyaroğlu

"Gökteki tüm yıldızlar size bir düşünce anı kadar yakındırlar! Yeterki onlara bilinç olarak daha önce ulaşmış olun." S.Diyaroğlu

"Sonsuz Yaradan'ın ifadesizliği tam aksi yönde yani Varlık Alanında içinden çıkılmaz kaotik bir yapıya dönüşür.Ne ilahi bir dualite ve denge!" S.Diyaroğlu

"Bilgi su gibi,Bilgeler de bu suya kökleriyle ulaşan ulu çınarlar gibidir. O çınarlar ki Arş ile Arz arasında koşulsuz sevgi ile Yaradan bilincine aracılık yaparlar." S.Diyaroğlu

"Bilgi zehir gibidir. Doğru zamanda ve doğru miktarda verilmezse ölümcül olur." S.Diyaroğlu

"Dünya, üzerindeki fazlalıklardan kurtulmak için harekete geçecek.Ya siz harekete geçmek için hazır mısınız?" S.Diyaroğlu

"Bilge, özündeki tanrısal sevgiyi tanrısal bilince dönüştürebilmiş candır." S.Diyaroğlu

"Günlerce susuz kalmış birinin bilinçsizce içtiği su yüzünden ölmesi suyun suçu olabilir mi hiç?" S.Diyaroğlu

"Varoluş Tanrı'nın biçim almış halidir." S.Diyaroğlu

"Cahil ile cahil, ulema ile ulema, bilge ile bilge can ile can oluruz.Aşk ile yanar kül olur,Yok'ta var oluruz!" S.Diyaroğlu

"Var'da var olmak için akıl ve mantık ile donan,Yok'ta var olmak içinse tüm bunlardan kurtul." S.Diyaroğlu

"Sırra teslim olmayan hiçbir can "O"nun bilinmezliğinde var olamaz." S.Diyaroğlu

"Öyle bir boyut vardır ki 1+1= "O" olur." S.Diyaroğlu

"Yaşamın esiri olanlar kaosun cehenneminde, kandinin efendisi olanlar ise ilahi sevginin ışığında yaşarlar." S.Diyaroğlu

"Piramidin taban alanı olmadan tepe noktası var olamaz.Aynen madde alemi olmadan mana aleminin kendini ifade edemeyeceği gibi." S.Diyaroğlu

"Tanrı var diyenlerle yok diyenler bardağın yarısının dolu diğer yarısının ise boş olduğunu söyleyenlere benzerler;am bardağın kendisini hiç düşünmezler!" S.Diyaroğlu

"Bilgeler Yaradan'ın ilahi yasalarını kendi özlerinde yaratmış canlardır.Bunun için hem hayra hem de şerre sadece hamd ederler;verdikleri tüm dersler için." S.Diyaroğlu

"Eğer inancınız bilgiye,bilginiz de tanrısal aşk ile yanan gönül ile bilgeliğe dönüşmüş ise söyleyecek çok sözünüz var demektir." S.Diyaroğlu

"Koşulsuz sevgiyle 2'yi 1' eden gönül "O" olduğunda, bilgi varsa geldiği kaynağa geri döner,kehanet eden diller varsa susar ve ışık bile onun önünde saygıyla eğilip geri çekilir!" S.Diyaroğlu

"Ey siz sevdiklerini korumak isteyenler.Onları İlahi ve koşulsuz sevgiyle öyle kucaklayın ki şeytan bile bu gücün önünde saygı ile eğilsin." S.Diyaroğlu

"Akıl Sonsuz Yaradan'ın paradoksları karşısında zavallı ve çaresizdir.Onun için bırakın ilahi sevgi "O"na ulaşabilme yolunda size yol göstersin." S.Diyaroğlu

"Her bilinç katının kaotik yapısı bir üst bilinç boyutu için çözülmüş bir bilmecedir.Her bilmeceyi çözen boyut ta diğer bir üst boyut için hala kaosun bir parçası." S.Diyaroğlu

"Ne mutlu Yaradan aşkı ile yanan ve bu aşklarına karşılık bulan canlara." S.Diyaroğlu

"Hangi söz ilk kez söylenmiştir ki." S.Diyaroğlu

"Varoluşun her bir parçası "O"nu ifade eder.Ancak hiçbir parça tek başına Sonsuz Yaradan'ın ifadesi değildir.Aynen suyu meydana getiren H2 ile O'nun tek başlarına suyu ifade edemeyişleri gibi." S.Diyaroğlu

"Sizin gözünüzü kamaştıran Güneşin ışıltısıdır, özü değil.Dünya yaşamı gibi. Parıltısı göz kamaştırır ama özü bilgelik doludur;Güneş gibi!" S,Diyaroğlu

"Akıl ve mantık ile donanmış adem olmadan ilahi nefes tanrısal kelama dönüşebilir mi hiç?" S,Diyaroğlu

"İlahi aşktan gözü kör olmamış hiçbir can Sırr-ı Hakk-i-Kat ile yüzleşemez." S.Diyaroğlu

"Zaman sevilemez olanı sevme zamanıdır!" S.Diyaroğlu

"Ne mutlu zamansız zamanlara ulaşanlara." S.Diyaroğlu

"Ne mutlu tüm kudreti ile bir hiç olabilene." S,Diyaroğlu

"Bilinç yolculuğunda Esas Hiçlik boyutuna varamayan canlar ikiliği yaşamaya mahkumdurlar." S,Diyaroğlu

İnsanlar yanlışlarla dolu huzurlu dünyalarını Hakk-i-Kat adına bozamadıkça cahil olarak yaşamaya mahkumdurlar." S.Diyaroğlu

"Zaman adem bilincinin en büyük yanılgısıdır." S.Diyaroğlu

"Evrensel tekamülün en üst noktasına ulaşan bir canın Dünya yaşamına dönüşü ilahi bir görev bilinci iledir." S.Diyaroğlu

"Adem tapınan, insan ise kutsayan bilinçtir." S.Diyaroğlu

"Hiçbir doğru yanlış değildir!" S.Diyaroğlu

"Doğrular adı Hakk-i-Kat olan bir rengin sonsuz tonlarından başka bir şey değildir." S.Diyaroğlu

"Bilgi sıcak bir yaz günü kana kana içilen su doyumunda değilse asla senin değildir." S.Diyaroğlu

"Kader Mutlak Kader'in sonsuzluğunda kendi özgür iradesiyle tecelli eder." S,Diyaroğlu

"Bilincin sınırsızlığı ancak Kainata ait bir kök hücre olmasıyla mümkündür." S.Diyaroğlu

"Kendinden gayrı makam arayan ne de boşa zaman harcar." S.Diyaroğlu

"Ortaya koyduğunuz tüm yargılar sadece sizi bağlar;yargılananı değil!" S.Diyaroğlu

"Gördüğünüz her şey dolaylı sizsiniz." S.Diyaroğlu

"İlahi ve koşulsuz sevginin sırrı kendi katili için gözyaşı döken insanda yatar." S.Diyaroğlu

Menü
Anasayfa
Biyografi
Kitaplar
Yazıları
Şiirleri
Forum
İletişim
Arama
Kozmik Bilgiler
İnsan
Notlar
İnsan ve Müslümanlar
Bilim ve Din
Aleviler

İstatistikler [Sayaçlar]
Bugün Tekil : 21
Bugün Çoğul : 124
Toplam Tekil : 15960
Toplam Çoğul : 70349

Anket
Veritabanynda Anket Bulunamady!

Giriş Paneli
Kullanıcı :
Şifre :
Haırla :
  Kitaplarım
500 Yıllık Bir Yalan - Alevilik...
Türkiye'de birbirinden tamamen farklı iki Alevlik vardır: Birincisi Arap kökenli "İslam Aleviliği", ikincisi ise Orta Asya kökenli Anadolu Aleviliği; yani "Işk Taifesi". Arap kökenli İslam Aleviliği tüm Batıniliğine karşı...
Okunma: 1155 Eklenme: 13.11.2010
                                   

 Duyuru
 
 Aktif Forum Konuları
büyü ve muska olayı

 
   Son Eklenen Yazılarım
GÜNEŞ bir KARA .. 60
Anadolu Alevile.. 263
Tanrı Parçacığı.. 367
Akıl ve Vicdan.. 400
Hangi Quantum?.. 452

  Son Eklenen Şiirlerim
Bir Yanım.. 228
Zor Olan Hangisi.. 188
Kaderleri Yalnız.. 159
"Ol" Diyen de Be.. 207
Düşünce Okyanusu.. 191

  Son Kitap Yorumları
Tüm canlara öne..
bu kitap içinde..
kime göre saçma..
Kitabınız saçma..

  Son Şiir Yorumları

  Son Yazı Yorumları


Psikolojik Sorunlar için Tıklayınız..

Powered by Ari Ajans © 2012 
08.02.2012 23:59:20